Erdoğan: Suriye Kürtlerini PKK/PYD’nin zulmüne terk etmeyeceğiz!

171
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Engelli Vatandaşların ve Devlet Korumasından Yararlanmış Gençlerin Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni”nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Engelli Vatandaşların ve Devlet Korumasından Yararlanmış Gençlerin Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni”ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan’ın Suriye’deki son gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

“Bugün Suriye’de yaşanan zulmün tek nedeni; halkın paramparça edilmiş olmasıdır” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Aynı durum, Irak ve Yemen için de geçerlidir. Libya, Somali ve diğer kan ağlayan coğrafyalar için geçerlidir. Sebebini kendi içimizde aramadıkça bu manzarayı değiştiremeyiz. Biz Suriye’de neden varız? Arap kardeşlerimizin Kürt kardeşlerimizin özgürlüklerini iade için. Suriye Araplarını DEAŞ’ın eline bırakmadığımız gibi Suriye Kürtlerini de PKK/PYD zulmüne terk etmeyeceğiz. Ülkemizde hayatlarını sürdüren 4 milyon Suriyeli’ye baktığımızda bu çeşitliliği görebiliriz. Bugüne kadar 300 bine yakın Suriyeli evine döndü. Sadece Türkiye’nin güvenli hale getirdiği bölgeye gitti. Sincar da aynı şekilde güvenli hale gelecek. Suriye’de mesele Arap, Kürt, Türkmen meselesi değil özgürlük meselesidir. Suriye’nin toprak bütünlüğü meselesidir.”

Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmadan öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

“Geçmişte ciddi şikayet kaynağı olan engelli raporları konusunu da çözdük. 23 bin engelli bireye yatılı bakım hizmeti sunuluyor. Biz engellli evlatlarımızı cennet çocukları olarak görüyoruz. Devlet korumasından yararlanan çocuklarımıza en iyi bakımı ailelerinin yapacağına inanıyoruz. 122 bin evladımızın bakımı için ailelere 826 lira maddi destek veriyoruz. Toplamda 143 bin evladımızın devlet korumasında büyümesini ve hayata atılmasını sağlıyoruz.

Çocuklarımıza daha iyi hizmet verebilmek için yeni projeleri devreye alıyoruz. Bu ülkede sahipsiz kalmış her çocuğun annesi de babası da devlettir. Bizim kültürümüzde devletin analığına da babalığına da dair güçlü vurgular vardır.

Yetimine, garibine, mağduruna, mazlumuna sahip çıkmayan devlet, bizim gözümüzde devlet değildir. Aynı şekilde vatandaşını güven ve huzur içinde tutmayan, çalışması, üretmesi, refahını yükseltmesi için imkan sağlamayan devlet de bizim nazarımızda devlet değildir. Geçtiğimiz 16 yılda demokrasi ve ekonomide attığımız her adımın gerisinde önce insan felsefesi vardır. Tek bir muhtaç vatandaşımız kalmayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Zalimlerin pençesi altında inleyen mazlumlar Türkiye’nin yükselişine bakarak diriliş heyecanına kapılmışlardır. 16 yıldaki başarılar bölgemizde ve dünyada yüzlerce milyon insan için de umut ve ışık oldu. Attığımız her adımda kendimizle birlikte dostlarımız ve kardeşlerimizin de sorumluluğunu taşıdığımıza inanıyoruz. Birbirimizle uğraşmayı bırakacağız ve birbirimizi Allah için seveceğiz.

31 Mart yerel seçimlerini bir değişim dönüşüm olması bakımından çok önemli görüyorum. Bu konuda adımlarımızı kararlı atacağız.”