Frankfurt’tan Ahmet Şık’a ‘Cesur Gazetecilik’ ödülü

45

Bu yıl 69’ncu kez düzenlenen Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında verilen ‘Cesur Gazetecilik’ ödülü bu yıl Ahmet Şık’a verildi.

Bu yıl 69’ncu kez düzenlenen Frankfurt Kitap Fuarı’nda 5 yıldır Suudi Arabistan’da hapsedilen blog yazarı Raif Bedevi (Raif Badawi) adına verilen ‘Cesur Gazetecilik’ ödülüne Ahmet Şık layık görüldü. Dünyanın 106 ülkesinden, büyük çoğunluğu yayınevleri olmak üzere yayıncılık sektörünün çeşitli alanlarından toplam 7 bin 150 kurumun kendi standlarını açarak katıldığı fuar, 15 Ekim Pazar gününe kadar sürecek. Bugünden itibaren üç gün boyunca yayın dünyasından misafirlere, son iki gün de halka açık olacak fuarı, beş gün içinde toplam 280 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarın önceki yıllara göre çok daha yoğun güvenlik önemleri altında gececeği öğrenildi.

AHMET ŞIK’IN MESAJI OKUNDU

Dünyanın en büyük yayıncılık buluşması olan Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nda düzenlenen törende ödülü Ahmet Şık adına avukatı Can Atalay aldı. Törende Ahmet Şık’ın gönderdiği mesajı okundu. Ahmet Şık mesajında “Gazetecilik yapmak/ hakikati dile getirmek ve düşüncelerini ifade etmekten dolayı tutsak edilmiş biri olarak; başka bir ülkede yine düşüncelerini ifade ettiği için tutsak edilmiş ve işkence görmüş Raif Bedevi adına verilen bu ödüle layık görülmek benim için gurur verici olmasının yanı sıra aynı zamanda can yakıcı… Bir gazetecinin, zaten görevi ve sorumluluğu olarak işini yapmaya çalışmasından ötürü baskıya maruz kalmasının utancını ise Türkiye’deki sahiplerine bırakıyorum” dedi.

“Hakikat ve hakikati konuşanlar düşman ilan edilip yok edilmeye çalışılıyor” diyen Ahmet Şık’ın mesajı şöyle devam etti:

“Kendileriyle suç ortaklığı yapmayı reddeden medyayı kuşatıp, gördüğü hakikati anlatmakta ısrarcı davranmaya devam eden gazetecileri hapsettiler. Korkuyla hakim kılınan bir suskunlukla tüm ülke bir sessizlik sarmalına girince iktidarlarının kalıcı olacağı yanılgısına düştüler. Oysa ki, bir toplumun gerçek hayatı ve hakikati sustuklarında saklıdır. Çünkü sessizlikte daha fazla duyar insan. ‘İnsan umutsuzluktan umut yaratandır’ diyen usta Yaşar Kemal’e inanan bizlerin umudu var. Çünkü zulmün elindeyken direnmeyenler için yaşanılası bir hayat olmayacağını bilen bizler için, umut kendi gerçeğini yaratır. Ve umudun öfkesinden korkacak olanlar yalnızca suçlulardır. Evet, karanlığın gölgesinin daha da koyulaştığı, karamsarlığın yaygınlaşıp daha da derinleştiği zamanlar. Hiçbir şeyin iyi olamayacağını düşündürten zamanlar… Tası tarağı toplayıp gitmeyeceğiz Çünkü biz buradayız ve varız. Var kalmaya devam edeceğiz. Türkiye bizim evimiz. Hayatımız. Geçmişimiz. Barış, Hak, hukuk, adalet ve eşitliğin hakim olduğu geleceğimiz.”

Kaynak: BİRGÜN

Cevap ver

Please enter your comment!
Lütfen adınızı giriniz