Kılıçdaroğlu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiç kimse tehdit edemez!

251
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL SEKRETERI BIHLUN TAMAYLIGIL IL BASKANLARI TOPLANTISINDA DIVANDA FOTOGRAF: ZIYA KOSEOGLU/CHP GENEL MERKEZI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye’ye yönelik sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımına ilişkin, “Buradan açık ve net söylüyorum; bir sokak kabadayısının diliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiç kimse tehdit edemez. Dünyada yaşayan hiç kimse şunu unutmasın; Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen güçlerin lütfuyla kurulan bir devlet değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelinde kan vardır, acı vardır, gözyaşı vardır, milyonlarca şehit vardır. ” dedi.

Kılıçdaroğlu, ATO Congresium’da, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mansur Yavaş ve belediye başkan adaylarının kamuoyuna tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, TBMM Başkanvekili Levent Gök’ün tarafsızlığı nedeniyle, yasaya duyduğu saygı nedeniyle aday tanıtım toplantısına katılmadığını bildirdi. Toplantıya Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey de katıldı.

Bu toplantıda Ankara’yı konuşacaklarını, Ankara’nın herkesin gönlünde yatan bir şehir olduğunu, güzel yönetilen, herkesin sokaklarında huzur içinde gezdiği bir Ankara istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Başkentin Kurtuluş Savaşı öncesinde ve sonrasında imece kültürü ile oluşturulduğunu ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, kente imece kültürünü Hacı Bayram Veli ve arkadaşlarının getirdiğini, Kurtuluş Savaşı sonrasında ise Atatürk ve arkadaşları tarafından bu kültürün sürdürüldüğünü vurgulayarak, “Ankara’nın başkent oluşunun özünde olan bu felsefedir. Birlikte yaşayacağız, birlikte mücadele edeceğiz. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir kent yaratacağız. Ankara 3 bin yıllık tarihi olan bir kent. Cumhuriyetin 100. yılında inşallah Sayın Mansur Yavaş Ankara’yı yönetecek.” diye konuştu.

Cumhuriyet öncesinde Ankara’nın yoksulluk ve bataklık içinde bir şehir olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Ankara’yı başkent olarak ilan ettikten sonra Ankara dünyanın ilk planlı kentlerinden biri olarak tarihe geçti. Ankara’yı Ankara yaptılar. O bozkırı yemyeşil bir Ankara yaptılar. Yemyeşil bir Ankara’ya dönüştüren o yıllarda çaba harcayan bütün Ankaralı büyükleri selamla ve saygıyla anıyoruz. Bozkırı yeşilliğe dönüştüren o dönemin kahramanları, bugün beton Ankara’yla, bir beton ormanıyla karşılaşacağımızı asla düşünmüyorlardı. Onlar güzel bir Ankara’yı sürekli kılmak istiyorlardı. Ama olmadı. Bir beton ormanıyla karşı karşıyayız. Ama bunu değiştireceğiz. Bir kişinin gücü ve iradesiyle değiştireceğiz. O kişi ve arkadaşları Ankara’yı çağdaş bir kent haline getirecek, o kişinin adı Mansur Yavaş. Ankara’nın kaderini değiştireceğiz. 21’nci yüzyılın kendisinden söz edilen en görkemli başkentlerinden biri olacak Ankara.”

“Üç şey istiyorum”

CHP’li belediye başkanlarından üç şey istediğini belirten Kılıçdaroğlu, bunlardan ilkinin tüm çalışanların iş güvencesinin sağlanması olduğunu aktardı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmaları durumunda herkesin aşına ve işine saygı gösterileceğini bildiren Kılıçdaroğlu, ikinci olarak her kuruşun hesabını millete vereceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Çünkü harcanan her para milletin parasıdır ve millete hesabına vermek zorundayız. Sayın Yavaş da harcadığı her kuruşun hesabını millete ve Ankaralılara verecek.” açıklamasını yaptı.

Üçüncü olarak hiç kimseyi ötekileştirmeyeceklerinin sözünü veren Kılıçdaroğlu, “Sayın Mansur Yavaş da aynı politikayı savunuyor. Hangi partiden, hangi inançtan olursa olsun sorunları varsa, o sorunları çözmek bizim boynumuzun borcudur. Biz insanları seviyoruz ve sorunlarını çözmek için her türlü çabayı göstereceğiz.” diye konuştu.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen güçlerin lütfuyla kurulan bir devlet değildir”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, birkaç konuya daha değinmek istediğini vurgulayarak, bunlardan ilkinin ABD Başkanı Donald Trump’un, Twitter üzerinden Türkiye ile ilgili yaptığı paylaşım olduğunu aktardı. Trump’ın, “Türkiye’yi ekonomik olarak mahvederiz.” şeklindeki sözlerini eleştiren Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bekledim ki en sert tepki iktidar kanadından gelsin ama en sert tepki gelmedi. Buradan açık ve net söylüyorum; bir sokak kabadayısının diliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiç kimse tehdit edemez. Dünyada yaşayan hiç kimse şunu unutmasın; Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen güçlerin lütfuyla kurulan bir devlet değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelinde kan vardır, acı vardır, gözyaşı vardır, milyonlarca şehit vardır. Hangi gerekçeyle söylüyorum bunu? Çünkü bu ülkede egemen güçlere teslim olmamak için mücadele eden bir Kuvayımilliye vardı. Kuvayımilliyeci’ler vardı Anadolu’nun her bölgesinde, her kimlikten, her inançtan insanlar, kendi ülkelerinin bağımsızlığı için mücadele ettiler. Bizler onların torunlarıyız. Ve onlar sonra CHP’yi kurdular. CHP’li olmak kolay değildir. CHP’li olmak egemen güçlere karşı inatla, kararlılıkla mücadele etmek demektir. CHP, avukat odalarında kurulan bir parti değildir. CHP savaş meydanlarında kurulan bir partidir. O nedenle Batı’nın egemen güçleri iktidarı kolayca tehdit ediyorlar. Sabaha kadar bekliyor, acaba sabah olsa da ben bir Trump’ı arasam diye. Bakabiliyor musunuz? Geldiğimiz noktayı görüyor musunuz?”

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin 16 yılın sonunda “bir grup tefeciye” teslim edildiğini ileri sürerek, “Onlara muhtaç hale gelirseniz, onlar gelirler sizden ensenize vurup ağzınızdaki lokmayı alırlar ve siz sesinizi çıkaramazsınız. Ama bizler bu ülkenin yurtseverleri, bu ülkenin sessiz çoğunluğu asla ve asla egemen güçlere teslim olmayacağız. Teslim olunmaz bizim kitabımızda, inancımızda, karakterimizde, terbiyemizde yoktur, ahlakımızda yoktur.” ifadelerini kullandı.