Probiyotikler ve ikinci beyin!

499

PROBİYOTİKLER ve İKİNCİ BEYİN

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doktoru Zeynep Sağırkaya, probiyotiklerin önemini anlattı.

Dr.Sağırkaya, şunları söyledi:

Modern tıbbin kurucusu HİPOKRAT ‘ Bütün hastalıklar barsaktan başlar. Barsak hasta ise vücudun geri kalanı da hastadır demiştir ki son yıllarda yapılan çalışmalar bu sözün doğruluğunu gösterir niteliktedir. Santral sinir sistemini oluşturan beyin ve omurilik sistemi arasında barsaklarla güçlü bir ilişki tespit edilmiştir. Sindirim siteminin çalışmasını sağlayan enterik sinir sistemi karın boşluğu içinde bir haberleşme sistemi oluşturur. Barsakları ve karın içi organları yöneten enterik sistemi ne ikinci beyin dememiz yanlış olmamıştır.

Sağlıklı bir sindirim sistemi, sağlıklı bir yaşamın en önemli koşullarından birisidir. Sindirim sistemimizin sağlıklı çalışmasını sağlayan en önemli etken ise barsaklarımızda yaşayan flora bakterileridir. Bu bakteriler ‘mikroflora’ veya ‘probiotikler’ olarak adlandırılr. Probiotik bakteriler bazı araştırmacılar tarafından ‘ yeni tanımlanan organımız’olarak da adlandırılmaktadır. Probiotikler barsaklarımızda yaşayan ve genel vücut sağlığı için yararlı etkileri olan mikroorganizmalardır.. Bu bakterilerin toplam sayısının 100 trilyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam vücudu oluşturan toplam hücre sayısının 5 katından fazladır .Toplam ağırlıkları ise1.5 kiloya yakındır. Yararlı flora bakterileirnin 100ün üzerinde çeşiti olduğu ifade edilmekte dir. Son yapılan araştırmalarda barsakda yaşayan her bakteri türünün farklı bir işlevinin olduğu ve her bir türün eksikliğinin de farklı bir hastalığa yol açtığı yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Örneğin L. rhamnosus adlı probiotikbakterinin atroskleroz ve koroner kalp hastalıklarının görülme oranını azalttığı görülmüş yine başka bazı probiotikle rin de mide ülseri ve mide kanserinin gelişme sinden sorumlu olan Helicobacter pylori adlı patojen bakterinin midede üremesini ve gelişmini engelledikleri gözlenmiştir.

Bebekler doğmadan önce sindirinm ve solunum sistemi sterildir. Bebek ilk folarasını annenin doğum kanalından geçerken orda bulunan floradan alır. Bu doğal süreç bebek için çok önemli bir dönüm noktasıdır. Normal yolla doğumun tavsiye edilmesinin en önemli noktası budur. Zira bu flora bebeğin sindirim ve solunum sisteminin ilk savunma sistemidir. Bu çocuğun gelecekteki yaşantısı için çok önemli bir yer tutacaktır. Ancak annenin florasıda bozuksa cocuğun florasınıda olumsuz etkileyecektir. Eğer çocuk sezeryan ve amliyathane koşullarında doğmuşsa patojen floraya maruz kalacaktır. Yapılan çalışmalarda florası bozuk annelerden doğan çocuklarda otizm olma insidansı daha fazla ol duğu görülmüş.

Anne sütü almaya başladığında da annenin barsağında bulunan bifidobakterilerde anne sütünde bulunmaya başlar ve çocuğun dışkısında da bir hafta sonra bolmiktarda bulunur. Böylece yaşamın ilk yıllarında anne sütü alımı ve probiotikli besinler ki evyapımı yoğurt, kefir florayı desteklemeye devam ettirir. Probiotikler ev yapımı yoğurdun yanısıra turşu,sirke, boza, şalgam suyu, fermente edilmiş zeytin ve tarhana gibi birçok ev yapımı ve geleneksel fermente gıdada bulunur.

Sağlıklı bir floranın vücudumuzdaki fonksiyonları nelerdir?

1) Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek hastalıklara karşı direnci artırır.

2)Beslenme ile vücudumuza giren pestisit, toksin, kanserojen maddeler, patojen bakteriler,

mantarlar ve ağır metallerin barsaktan emilimini engeller

3)Kısa zincirli yağ asitlerin sentezini sağlayarak bağırsak mukazasının enerji ihtiyacını ve

beslenmesini sağlar.

4)Barsak florasındaki faydalı bakteriler gıdalardaki protein, karbonhidrat ve yağları

parçalayarak yapı taşlarına ayırırak emilmeye hazırlar.

5)Sindirim enzimlerinin sentezini artırırlar.

6)Flora bakterileri K2 ,B1, B2, B3, B6, B12, folik asit, biotin ve pantotetenik asit

sentezini yaparak emilmelerini sağlar.

7) Barsak hücrelerinde medyatör adı verilen kimyasalların salgılanmasını etkileyerek

psikolojik durumumuz üzerinde ciddi etkillerde bulunur.

Şekerli ve unlu beslenme, yağsız beslenme, antibiotik kullanma, oral konrtraseptifler, ağrı kesiciler, mide ilaçları (proton pompa inhibitörleri,, H2 reseptör blokerleri, antiasitler), deterjan bulaşığı,alüminyumlu ,teflonlu mutfak araç gereçleri, gıda katkı maddeleri, boya maddeleri, pestisitler, antibiotikli ve hormonlu hayvan ürünleri, kortizonlu ilaçlar, alkol kullanımı, kemoterapi ilaçları gibi birçok dış etken barsak florasını bozabilir.

PEKİ BARSAK FLORASI BOZULDUĞUNDA NE GİBİ  HASTALIKLAR ORTAYA ÇIKAR?

Obezite, kabızlık, diyare, otoimmün hastalıklar,, baş ağrısı, depresyon, gıda intoleransı, allerjik hastalıklar ( ürtiker, astım, allerjik rinit) hipertansiyon, kronik yorgunluk sendromu,fibromyalji, sebebi bilinmeyen sık tekrarlayan enfeksiyonlar, multipl skleroz, romatoid artrit, kişilik bozukluğu, dikkat eksikliği, otizm, psöriazis gibi hastalıkların tablosu uzatılabilir. Bu nedenle floramızı korumak önem arzeder. Floramızı korumak için probiotikli gıdaları daha çok tüketmek yanında bakteri oranı barsak florasına yakın probiotik takviyeleri almak gerekir. Öyleyse;

Probiyotik Desteği seçerken nelere dikkat edilmeli?

Bir Probiyotik ürünü almak için eczaneye gittiniz ve baktınız ki bir dolu ürün var. Nasıl alacaksınız?

İşte sorunun cevabını oluşturacak, seçim yapmadan önce inceleyeceğiniz bir kaç kriter;

1)Ürünün içinde bulunan organizmaların tipleri

2)Bulunan organizmaların sayısı,

3)Probiyotiklerin ürün haline gelme süreci,

4)Saklama koşulları ve son kullanma tarihi

Probiyotiklerin yararlı etki gösterebilmeleri için yukardaki maddelere ilaveten mide asidine ve safra tuzlarına karşı dayanıklı olmaları, bağırsak mukozasına bağlanma yetenekleri ve bağırsak kanalında yerleşerek çoğalabilme özellikle ri iyi olmalıdır. Bu yüzden capsul ,toz (saşe) ve damla en çok tercih edilen formlarıdır. Güneşten etkilenmeme adınada koyu cam şişelerde, kapalı saklama koşullarına dikkat edilmeli.

Organizma tipi nasıl olmalı?

Her bakteri bağırsak florasında farklı bir görevi üstlendiğini söylemiştik.. Bu sebeple hedefe yönelik bakteri tipi seçimi oldukça önemli. En önemli bakteri tipleri; İshal için “Lactobacillus rhamnosus” tercih edilebilir. Bu organizma özellikle antibiyotik ve seyahat ishalinde oldukça etkilidir. İrritabl bağırsak sendromu için net bir probiyotik tipi yoktur. Bu yüzden 4-5 bakterinin bir araya getirilmiş formları en etkili tedavi yöntemidir. “Lactobacillus acidophilus”i “Saccharomyces boulardii”, Bifidobacterium longum , lactobacillus rhamnosus. Bağışıklık sistemini güçlendirmek“Bifidobacterium longus” ve “Bifidobacterium lactis” ikilisi. Bu iki bakteri bağışıklık sistemi tepkisini güçlendirerek hastalıklar ile savaşta önemli bir yerde yer alıyor.

Laktoz intoleransıçin “Lactobacillus bulgaricus” ve “Lactobacillus acidophilus” kullanılabilir. Görevi ise mayalanarak size rahatsızlık veren laktozu parçalamak olan bu iki bakterinin probiyotik olarak alımı laktoz intoleransını ciddi şekilde azalttığı gösterilmiş. Yazımızı yine Hipokratın sözü ile bitirelim.” Bütün hastalıklar barsaktan başlar. Barsak hasta ise vücudun geri kalanı da hastadır “.

Öyleyse Sağlıklı nesiller sağlıklı barsak florasına sahip bireylerce sürdürülebilir..